mutfak sırları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutfak sırları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2012 Çarşamba

Tava Böreği Yemeği Tarifi

Tava Böreği Yemeği Tarifi

Malzemeler;

  • 2-3 adet yufka
  • orta boy bir kase peynir
  • bir kase süt
  • yağ
  • tuz

Tavanın içine yarım yufkayı serin geri kalan yufkaları dörde bölün ve bir kasenin içine süt ve yağı karıştırın dörde böldüğünüz yufkaları bu yağlı süte batırarak tavanın içine süte batırdığın yufka parçasını sermeden koyun üzerine de peynir ufalayın (peynirin tuzu eğer az ise tuz ilave edebilirsiniz) aynı işlemi diğer yufkalara da yapıp aynı şekilde aralarına peynir serpin en alta serdiğiniz yufkanın sarkan kenarlarını yufkalar bittikten sonra kapatın mümkün olduğunca açık kenar kalmamalı. Tavaya da biraz yağ koyup altlı üstlü çevirerek kısık ateşte kızarana kadar pişirin. Kalan yağlı sütü de üzerine gezdirebilirsiniz böylece daha yumuşak bir börek olacaktır.

Bunu isteğinize göre kavrulmuş ıspanak, pırasa yada haşlanmış patatesle de yapabilirsiniz.

Tava böreği yemeği hazır afiyet olsun.

10 Aralık 2012 Pazartesi

Hazır Yufkadan Mantı Tarifi


Hazır Yufkadan Mantı Tarifi


Malzemeler;

  • 4 adet yufka
  • 350 gr. Kıyma
  • 2 adet soğanın rendesi
  • tuz, karabiber, kırmızı toz biber
  • yarım su bardağı sıvı yağ



Sosu için;

  • 1 litre et suyu
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
  • 500 gr yoğurt
  • 3-4 diş sarımsak
  • tuz



İç malzemesi için:  kıyma, soğan rendesi, tuz ve biberleri, bir kabın içinde karıştırın.

Yufkaların hepsini üst üste yayın ve ortadan ikiye kesin. Yarım daire şeklindeki yufkaların üstünü biraz yağlayın, bir kenarına iç harçtan boydan boya koyun ve kenardan ortaya doğru yavaşça kol böreği gibi sarın. Daha sonra 2 cm genişliğinde kesin. Aynı sıra ile yağlı tepsiye kestiklerinizi dizin. Diğer yufkalara da aynı işlemi uygulayın. Daha sonra yufkaların üzerine fırça ile yağ sürün. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında güzelce kızarana kadar pişirin.

Sıcak et suyunu fırından yeni çıkmış tepsinin üzerine gezdirin. Tepsiyi tekrar fırına sokun. Demlenmesi için. 10 dakika fırın içinde bekletin.

Yoğurt, sarımsak ve tuzu bir kabın içinde karıştırıp sosunu hazırlayın.
Derince bir tavada yağ, salça, tuz ve kırmızı toz biberi koyduğunuz salçalı sosunu hazırlayın. Tepside sosu çekmiş mantıları tabağa aldıktan sonra sarımsaklı yoğurt ve salçalı sosla sıcak olarak servis yapınız.

Hazır yufkadan mantı yemeği hazır afiyet olsun.

Mantarlı Et Sote Yemeği Tarifi


Mantarlı Et Sote Yemeği Tarifi


Malzemeler;

  • 750 gr dana kuşbaşı
  • 500 gr mantar
  • 1 adet büyük kuru soğan
  • 2 adet yeşil sivri biber
  • 1 adet domates
  • 2 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı Domates salçası
  • 1 çay kaşığı Biber salçası
  • Tuz
  • Toz Karabiber
  • Toz Kırmızı biber
  • Kimyon
  • 1,5-2 su bardağı sıcak su
  • 1 çay bardağından biraz az mısır özü yağı
  • 1 yemek kaşığı margarin



Etleri sudan geçirip 1 litre su ile düdüklüde 25 dk pişirin. Etler pişerken, kuru soğanı, yeşil biberi, domatesleri yemeklik doğrayın. Sarımsakların kabuklarını soyun. Mantarları güzelce yıkayıp limonlu suda bekletin böylece kararmasını engellersiniz, dörde yada beşe istediğiniz şekilde doğrayın. Etleri 25 dakika sonunda genişçe bir tencereye alın. İçerisine 1 kepçe düdüklüde ki et suyundan koyun. Orta hararetli ateşte biraz suyunu çekene kadar pişir. Doğranmış soğan, yeşil biberleri ve bir yemek kaşığı margarini tencereye ilave edin. Soğan ve biberleri ara ara karıştırarak pişir. Daha sonra mantarları, doğranmış domates, domates ve biber salçasını ilave et. Mantarlar suyunu salıp çekene kadar arada karıştırarak pişir. Sıcak suyu ilave et ve sarımsakları içine küçük küçük doğrayıp ilave et , 15-20 dk en kısık ateşte pişir. İsteğe bağlı olarak biraz sulu da bırakabilirsiniz.


Mantarlı et sote yemeği hazır afiyet olsun.

Arnavut Ciğeri Yemeği Tarifi


Arnavut Ciğeri Yemeği Tarifi


 Malzemeler;

  • Yarım kilo kuşbaşı doğranmış dana ciğeri
  • 2 adet patates
  • 5-6 kaşık un
  • tuz
  • 1 adet kuru soğan 5-6 dal maydanoz
  • sumak
  • sıvı yağ 



Patatesler soyulur, yıkanır,  küp seklinde doğranır. Ciğer soğuk suda 3-4 kez yıkanır ve süzgeçte suyu iyice süzülür. Bu arada kızartma tenceresine sıvı yağı kızdırmak üzere koyun. Önce patatesleri kızartın.
Sonra ciğerin yarısını unlayın , fazla unları silkeleyin ve kızgın yağın içine salın. Arada karıştırın. Dikkat edin ciğerleri iyice kurutmayın. 2-3 kez karıştırdıktan sonra ciğerler kızarınca yağdan alın. Patates ve ciğerleri bir tabakta karıştırın.
Soğanı piyazlık doğrayın. Servis tabağının zeminine maydanoz ve sumakla döşeyin. Üzerine patatesli ciğeri ilave edin.

Arnavut ciğeri yemeği hazır afiyet olsun.

4 Aralık 2012 Salı

Mayonez Tarifleri


Mayonez Tarifleri 1

Malzemeler;

  • 2 yumurta sarısı 
  • 2 ½ su bardağı sıvı yağ (yarım kilo) 
  • 1 ½ kahve fincanı sirke 
  • 1 çay kaşığı toz hardal 
  • az tuz 


Sirkeyi küçük bir kapta kaynatın ve yarısından fazlasını çektirin. Kalan sirke yarım kahve fincanı olmalıdır. Sonra bir kabın içerisine sirkeyi, hardalı, tuzu ve yumurta sarısını koyun ve iyice çırpın. Sürekli karıştırarak ve sıvı yağı akıtarak yedirin. Karıştırırken çok sertleştiğini görürseniz birkaç damla su ilave edin. Çünkü fazla sert olursa mayonez kesilebilir.

*********************************************************************************

Mayonez Tarifleri 2

Malzemeler;

  • 1/2 yarım limonun suyu 
  • 2 adet yumurtanın sarısı 
  • 3/4 su bardağı zeytinyağı 
  • tuz 


İki yumurtanın sarısı , iki çimdik tuz ve yarım limonun suyunu porselen bir kaba koyun. Tahta bir kaşık yardımıyla çırparak birbirlerine yedirin. Sonra kabı, içinde kaynar su bulunan diğer bir kaba koyun. Su dolu kabı oturttuğunuz ateşi en kısık duruma getirin. Çırpmaya ara vermeksizin yumurta sarılarının rengi koyulaşmaya yüz tutuncaya dek pişirin. Sonra kabı, sıcak su dolu kaptan alın ve içinde soğuk su bulunan diğer bir başka kaba oturtun. Hiç bekletmeden, çok ağır ağır zeytin yağını, çırpmakta olduğunuz limon suyu ve yumurta karışımına iyice yedirin. Zeytinyağının tamamını bu şekilde yedirdikten sonra servis yapın.

*********************************************************************************

Mayonez Tarifleri 3

Malzemeler;

  • 2 adet yumurtanın sarısı 
  • 1.5 su bardağı zeytinyağ 
  • 1 adet limonun suyu 
  • tuz 


2 adet yumurtanın sarısını porselen bir kaba koyun, bir miktar karabiber ve tuz serpin. Yumurtaları çırparken, zeytin yağını azar azar ilave edin. Karışım koyulaşmaya yüz tuttuğunda, karıştırmaya hiç ara vermeden limon suyunu da ilave edin. Daha sonra zeytinyağı ile limonu yine azar azar ilave edip, mayonezin daha koyu bir kıvam tutması sağlanır, mayonez arzu ettiğimiz kıvama gelene dek karıştırmaya devam edin.

*********************************************************************************

Mayonez Tarifleri 4

Malzemeler;

  • 3/4 su bardağı zeytinyağı
  • yarım limonun suyu
  • 2 yumurtanın sarısı
  • 1/2 çay kaşığı un
  • yeteri kadar tuz


2 yumurtanın sarısı, 1 tutam tuz ve un büyük porselen bir kaseye konur. Tahta kaşıkla veya telle birkaç defa çırpılarak birbirine yedirilir. Çırpmaya ara vermeden zeytinyağı, Önceleri damla damla, sonraları sicim gibi karışıma akıtılır (tel veya tahta kaşık sürekli aynı yönde çırpılır. Yumurtalara yağ yedirilme den yeni yağ katılmaz. Yağı kusan mayonez bozulmuş demektir). Yağın tamamı, yumurtaya yedirildikten sonra limon suyu çırpmaya ara vermeden azar azar katılır ve mayonez kıvamını bulunca tarife uyularak yemeklerde kullanılır. Bozulan mayonezin düzeltilmesi için yapılacak işlem şöyledir: bir kaseye 1 tatlı kaşığı su konur. Sonra bu suya her defasında 1 çorba kaşığı bozuk mayonez katılır. Yine mayonez yapar gibi tahta kaşıkla veya telle aynı yönde çırpılarak toplanır. Bozuk mayonezin tamamı bu şekilde kaseye akıtıldıktan ve toplandıktan sonra kalan zeytinyağı sicim gibi akıtılır ve daha önce anlatılan biçimde mayonez yapma işlemi tamamlanır.

*********************************************************************************

Mayonez Tarifleri 5

Malzemeler;

  • 3/4 su bardağı zeytinyağı
  • 2 yumurtanın sarısı 
  • yarım limonun suyu
  • 1 tutam tuz


2 yumurtanın sarısı, 1 tutam tuz ve yarım limonun suyu büyük porselen bir kaseye konur, telle veya tahta kaşıkla birkaç defa çırpılarak birbirine yedirilir. Sonra kase, içinde kaynar su bulunan bir tepsiye oturtulur (sıcak su, kasenin ağzından en az bir parmak aşağıda kalacak miktarda olmalıdır). Tepsinin oturtulduğu ateş iyice kısılır. Çırpmaya ara vermeden yumurta sarılarını da çok hafif bir koyulaşma oluncaya kadar, yani aşağı yukarı 2 dakika pişirilir. Yumurtanın rengi değişmeye başlayınca kase hemen tepsiden çıkarılır ve içinde soğuk su bulunan bir başka tepsiye oturtulur. Ve zaman kaybetmeden, önce damla damla, sonra sicim gibi akıtılan zeytinyağı, çırpılan limon suyu ve yumurta karışımına yedirilir. Zeytin yağının tamamı yedirildiğinde mayonez servise hazır duruma gelmiş olur.

*********************************************************************************

Mayonez Tarifleri 6

Malzemeler;

  • 1,5 su bardağı zeytinyağı 
  • 2 yumurtanın sarısı 
  • 1 limonun suyu 
  • 1 tutam tuz
  • 1 tutam karabiber (istenirse)


2 yumurtanın sarısı büyük, porselen bir kaseye konur, 1 tutam tuz ve karabiber serpilir. Yumurta çırpılırken, zeytinyağı damla damla akıtılır. Karışım koyulaşmaya, yumurtanın rengi de açılmaya başlayınca çırpmaya ara vermeden, birkaç damla limon suyu katılır. Çırpmaya devam edilir, damla damla zeytinyağı katılır ve karışım koyulaştırılır, ara ara limon suyu ilave edilir, daha sonra zeytinyağı sicim gibi akıtılarak mayonezin belli bir kıvama gelmesi sağlanır.

*********************************************************************************
   
Mayonez Tarifleri 7

Malzemeler;

  • 2 adet taze yumurta sarısı 
  • 1/2 kahve kaşığı un 
  • 1/2 orta büyüklükte limon 
  • 1 miktar tuz 
  • 165 gram zeytinyağı (3/4 bardak) 


Derince bir kaseye 2 adet yumurta sarısı, 1 miktar tuz ile 1/2 kahve kaşığı un koyduktan sonra bir küçük tahta kaşıkla üç beş defa karıştırmak üzere hepsini birbirleri ile halletmelidir.
Sonra bu yumurta sarılarına ılık bir halde bulunan 3/4 bardak zeytin yağını, ilk önceleri damla damla, sonra da azar azar olmak üzere katmalı, fakat her ilave ederken bir küçük tahta kaşığı daima aynı istikamete doğru çevirerek böylelikle bütün yağı yumurtalara yedirmelidir.
Yağ yedirildikten sonra buna yine azar azar olmak üzere 1/2 adet de limon suyu katmalı ve tekrar karıştırmak üzere limon suyunu da zeytinyağlı yumurta sarılarına yedirmelidir.

*********************************************************************************

Mayonez Tarifleri 8

Malzemeler;

  • 2 adet yumurta sarısı 
  • 165 gram zeytinyağı (3/4 bardak) 
  • 1/2 orta büyüklükte limon 
  • 1 miktar tuz 


Derince bir porselen kaseye 2 adet yumurta sarısı, bir miktar tuz ile orta büyüklükte 1/2 adet limon suyu koyduktan sonra elle bir kaç defa çalkalamak üzere bunları birbirleri ile halletmeli, sonra da bu kaseyi içinde kaynar bir halde su bulunan bir kenarlı tepsi veya kabın içine oturtarak yumurta sarılarını da belli belirsiz bir koyuluk hasıl oluncaya kadar aşağı yukarı 2 dakika telle hızlıca ve durmadan karıştırarak pişirmeli (şekil 4) ve kaseyi derhal sıcak sudan çıkarmalıdır. (Kase kaynar suya oturtulduğunda harareti ya iyice kısmalı ve yahut ta söndürmelidir ve kasenin sıcak sudan çıkarıldıktan sonra içinde soğuk su olan diğer bir kaba oturtulması şayanı tavsiyedir.)
Kaseyi sıcak sudan çıkarır çıkarmaz hiç vakit kaybetmeden buna azar azar olmak üzere kesinlikle donmuş bir halde olmayan 160 gram (3/4 bardak) rafine zeytin veya susam yağı ilave etmeli ve her katış-tan sonra da telle iyice çalkalamak üzere bütün yağı yumurtalara yedirmelidir. (Donmuş bir halde katılan yağlar mayonezin bozulmasına sebebiyet verir).


Ezme Sos Tarifi


Ezme Sos Tarifi

Malzemeler;

  • 4 adet orta boy domates 
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz 
  • 1/2 tatlı kaşığı tereyağı 
  • 1/2 çay fincanı berrak et suyu (veya tavuk suyu) 
  • 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış soğan 


Domatesi hazırlayıp ince ince doğrayın. Bir tencerede yağı kızdırıp Soğanı ilave edin 1 dakika kavurun.
Domatesi ve tuzu ilave ederek 2 dakika daha kavurup et suyunu ilave ediniz ve ağır ateşte 10 dakika pişirip, kebaplarda kullanmak için saklayınız.

Köri Sosu Tarifi


Köri Sosu Tarifi 1


Malzemeler;

  • 7 adet tavuk kanadı yada 4 parça 1 parmak uzunluğunda dana kemiği 
  • 1 çorba kaşığı margarin 
  • 1 küçük ince doğranmış soğan 
  • ¼ beyaz elma 
  • 1/6 küçük kereviz 
  • 1 ½ kahve fincanı un 
  • ½ tatlı kaşığı köri 
  • 1 çorba kaşığı ketçap 
  • 4 su bardağı su 
  • ½ su bardağı süt 
  • ¼ tatlı kaşığı tuz 


Yağı küçük bir tencereye koyun, kızdırın. Kemikleri ekleyin ve kemikler sarı bir renk alana kadar kavurun. Kerevizi, soğanı, köriyi, elmayı, ketçabı ekleyin, iki dakika kavurun. Tuzu ilave edin. Sonra suyunu ekleyin, ağır ağır kaynatarak ilk su seviyesine işaret koyun. Suyunu çektikçe aynı miktarda su ekleyerek 90 dakika kadar pişirin. Üzerinde oluşan yağ ve köpükleri sıyırıp atın. Sütü ve unu iyice karıştırıp kaynamakta olan sosa yedirin. Zaman zaman karıştırarak ağır ateşte on beş dakika daha kaynattıktan sonra, süzün.

   

Köri Sosu Tarifi 2 


Malzemeler;

  • 75 g margarin 
  • 30 g köri 
  • 50 g un 
  • 10 g soğan tozu 
  • 5 g sarımsak tozu 
  • 50 g domates püresi 
  • 1 adet et bilyon 
  • 50 g elma (ince doğranmış) 
  • 10 g toz hindistan cevizi 
  • Tuz 


Derin bir tavada yağı eritin. Köri ve unu ilave edip, sarı meyane gibi pişirin.Soğan ve sarımsak tozunu, domates püresini katıp, iyice karıştırın.Et suyunu azar azar ekleyin. İyice karıştırıp, bir taşım kaynatın. Oluşan kefi alın. Elma ve toz hindistan cevizini karıştırarak ilave edin. Sosu kısık ateşte 45 dakika pişirin. Oluştukça kefini alın. Tuz ve karabiberini kontrol edin.



  Köri Sosu Tarifi 3


Malzemeler;

  • 1 adet küçük kuru soğan 
  • 1 çorba kaşığı tereyağı 
  • Yarım tatlı kaşığı köri 
  • 1 çorba kaşığı elma sirkesi 
  • 1 çorba kaşığı ketçap 
  • 4 su bardağı et suyu 
  • 1 çay bardağı un 
  • 1 su bardağı süt 
  • tuz 


Tencereye tereyağı konur, ısınınca ince kıyılmış soğan eklenir, pembeleşince sirke atılır, 1-2 dakika daha pişirilir, üzerine ketçap, köri, ilave edildikten sonra, et suyu katılır, bir taşım kaynatılır, un ve süt iyice karıştırılır, körili sosa katılır, kısık ateşte 15-20 dakika pişirilir, süzgeçten geçirilerek et yemeklerinin üzerinde servis edilir.



Köri Sosu Tarifi 4


Malzemeler;

  • 3 çorba kaşığı un 
  • 3 çorba kaşığı tereyağı 
  • 2 bardak tavuk suyu 
  • 1/2 baş soğan 
  • 1 fiske hindistan cevizi 
  • 3 kahve kaşığı köri 
  • 2 bardak su 
  • tuz 


Bir kap içerisine yağ koyulup eritilir, su katarak, kaşıkla karıştırılır. Su sararmadan 2 dakika ateşte bırakılır. Sonra azar azar tavuk suyu, rendelenmiş soğan boşaltılır ve bir taraftan da karıştırılır, üstü yağlı una yedirilir. Salça, ateşten ineceğine yakın, hindistan cevizi ve köri ilave edilir, iyice karıştırılıp ateşten indirilir.



Köri Sosu Tarifi 5


Malzemeler;

  • 1 fincan un 
  • 1 su bardağı soğuk süt 
  • 1 su bardağı soğuk su 
  • 1 tatlı kaşığı köri 
  • 1 çay kaşığı karabiber 
  • 7-8 adet Kaju fıstığı 
  • 2 çay kaşığı tuz 
  • 1/4 demet maydanoz 


Bir tencerenin içinde 2 yemek kaşığı margarini eritin. Unu yavaş yavaş ilave ederek, un kokusu çıkana kadar kavurun. Pişme işlemi bittikten sonra tencereyi ateşten alın. Ateşten aldığınız tencerenin içine soğuk sütü azar azar dökün ve dökerken de karıştırmaya devam edin. Sütü döktükten sonra, 1 bardak soğuk su ekleyin ve bir yandan karıştırmaya devam edin. Daha sonra köri baharatını, karabiberi, tuzu da ekleyin ve ocağın altını yakarak iyice karıştırın. Sosun muhallebi kıvamına gelmesine dikkat edin.

30 Kasım 2012 Cuma

Sebzelerin Faydaları


Sebzelerin Faydaları  



Ispanak
Demir yönünden zengin, koyu yeşil yapraklı ve güzel tadı olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içeriyor. Salatada yenilen çiğ ıspanak, harika bir lif kaynağı. Ispanak suyu, bol C vitamini ile soğuk algınlıklarına karşı dayanıklılık veriyor ve hemoroid rahatsızlığına iyi geliyor. Ispanak, provitamin A, C vitaminleri, demir ve çeşitli enzimlerce çok zengin olup, bu maddeler, insanda bol kan yapıyor. Ispanak ayrıca, kemiklerin ve dişlerin sağlamlığını temin ediyor. Ispanak suyu, kalp adalelerini de kuvvetlendiriyor. Özel enzimi ile pekliği giderip bağırsak zehirlenmesini önlüyor. Kalp rahatsızlığı olanlara, haftada 1-2 fincan taze sıkılmış ıspanak suyu içmeleri öneriliyor. Uzmanlar, ıspanağın, karaciğeri, lenf bezlerini, kan dolaşımını uyardığını belirterek, hamilelere, kanlı-canlı bir bebeğe sahip olmaları için bol ıspanak yemelerini tavsiye ediyor.



Fasulye
Taze fasulyenin, vücudun çalışmasını, gelişmesini ve tamirini sağladığını vurgulayan uzmanlar, genç-ihtiyar herkese tavsiye ediyor. Taze fasulyenin, pankreas bezesini, böbrekleri, karaciğeri ve kalbi kuvvetlendirdiğini, albümin ve şekerde de çok fayda verdiğini bildiriyor.



Bezelye
Kansızlığı gideren ve pekliği geçiren taze bezelyenin, kan kanserine karşı koruyucu etkisi olduğunu ifade eden uzmanlar, gıda değeri ve insana zarar vermeme bakımından fasulyeden daha üstün olduğunu savunuyor.



Sivri Biber
Biberlerde, bol beta karoten, C, P ve K vitaminleriyle bazı alkoloidler bulunduğunu kaydederek, bunların, mideyi kuvvetlendirdiğini, iştah açtığını ve mide tembelliğini giderdiğini söylüyor. Özellikle acı biberin, erkeklerde cinsel isteği arttırdığını belirten uzmanlar, P vitamini ile damarları yumuşatıp kanamayı önlediğini, K vitamini ile de kanın pıhtılaşma kabiliyetini arttırarak kanamaları durdurduğunu bildiriliyor.



Patlıcan
Uzmanlar, patlıcanın, A vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara sahip olduğunu, bunlarla sinirleri teskin ettiğini ve kalp çarpıntısını giderdiğini vurguluyor. Patlıcanın pankreas, karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki fazla suyu dışarı boşalttığını ve kilo verdirdiğini bilinmektedir. Şeker hastalarının, patlıcan salatasından çok fayda gördüğünü, kansızlığa iyi geldiğini, kanı arttırdığını ve kalbe sükunet verdiğini ifade ediyor. Patlıcan, en sağlıklı olarak kül veya ocakta pişirilip kabukları soyulmalı ve ince kıyılmalıdır.



Lahana
Bol miktarda B, C ve E vitamini ve potasyum içeren lahananın, şeker ve romatizma hastaları için de çok faydalı olduğunu belirtilmektedir. Bol arsenik, kükürt ve vitaminleri ile kanı temizleyip cildi güzelleştirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki suyu ve zehirli maddeleri idrarla dışarı attığını bildiriyor. Uzmanlar, lahananın kansızlığı giderdiğini ve kansere karşı etkili olduğunu da kaydediyor.
Sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamininin, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruduğunu, oralardaki yaraların iyileşmesini sağladığını da biliyoruz. Bu sebzenin, yaşlanmayı önleyici ve kalp krizine karşı koruyan bir mineral kabul edilen selenyumun kaynağı olduğunu hatırlatıyor. Uzmanlar, selenyumun ayrıca, sağlıklı görünüşlü bir cilt verdiğini ve erkeğin cinsel gücünü arttırdığını da belirtiyor.



Karnabahar
Fosfat ve potasyum ihtiva eden ve içeriğinde, kadınları göğüs kanserine karşı koruyan indol-3 karbonal bulunan karnabaharın, lahanadaki besin değerinin çoğuna sahip olduğu bilinmektedir. Karnabahar çiçek olduğu için, bol bol fosfor ve vitaminleri, cinsiyet hormonu, bol E vitamini ve protein içerir. Bu maddeleri ile cinsel gücü arttırır, buna bağlı olarak kalp rahatsızlıklarını da giderir. Sinirleri ve beyni iyi çalıştırır, onların yıpranmasını önlediği de bilinmektedir.



Brokoli
Brokolide, havuçdakinden daha fazla beta karoten bulunduğunu söyleyerek, bu sebeple yenilebilecek, suyu içilebilecek en iyi besinlerden olduğunu kaydediyor. Beta karotenin, güçlü bir kanser savaşçısı olmakla birlikte, yemek borusu, mide, bağırsak kanserleri tehlikesini azaltmaktadır.
Brokolinin ayrıca, B1 ve C vitamini ile dolu olduğunun altını çizmemiz gerekiyor, yüksek miktarda kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum maddeleri içerdiğini bilmeliyiz. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokolinin vitamin deposu olduğunu unutmamakla birlikte, suyunun havuç veya elma suyu ile karıştırılarak içilmesinin de faydalı olduğunu bildirmekte fayda vardır.



Pırasa
Pırasanın bol vitaminleri, mineralleri ve çeşitli nitritleri ile çok şifa verici özelliği bulunduğunu, mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları, damar sertliği için faydalı olduğunu bilmeliyiz.
Pırasa yemeğinin, bağırsaklara yumuşaklık verip pekliği giderdiğini, hemoroidi olanlara da ferahlık sağladığını belirtmekte fayda var. Pırasa çorbasının, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ve vücutta birikmiş üre asidi ve ürat tuzlarını dışarı attığını da unutmamak gerekir..



Enginar
Karaciğer ve kalbin en iyi dostu olan enginarın kanı temizlediğini ve yorgunluğu giderdiği bilinmektedir, diğer zehirli maddeleri ve yorgunluk maddelerini idrarla dışarı atarak vücuda dinçlik verip dinlendirdiği. Enginarın, beyin yorgunluğunu çabucak geçirdiğini, kalp adalelerini kuvvetlendirdiğini, onu rahatsız eden üre ve kolesterolü düşürerek kalbin rahat çalışmasını sağladığı, şeker hastaları için de çok faydalı olduğu, mide ve bağırsakları dezenfekte ederek ishalleri durdurduğunu unutmamalıyız.



Kereviz
Kerevizin yaprak ve saplarının, bol vitaminleri ve çeşitli madeni maddeleriyle çok faydalı olduğu, mideyi kuvvetlendirdiğini ve iştah açtığını bildiriyor. Kerevizin, iç salgı bezlerini ve özellikle vücutta çok çeşitli vazifesi olan böbrek üstü bezlerini çalıştırdığını, sinir yorgunluğunu da önlediğini ifade ediliyor. Kanı pisliklerinden temizlediğini ve sivilcelerin geçmesine, yüzün pembe bir hal almasına yaradığını vurgulanmaktadır, kerevizin diğer faydalarını şöyle sıralayabiliriz: Karaciğerin şişliğini giderip onu yorgunluk maddelerinden temizliyor. Sarılığı gideriyor, böbrekleri çalıştırıyor, fazla suyu dışarı atıyor. Böbreklerden kumu, taşı döküyor. Şişmanları zayıflatıyor ve cinsel faaliyeti çok arttırıyor.



Semizotu
Semizotunun, kanama hastalıklarında ve peklikte çok faydalı olduğu, kanı temizlediğini, bol idrar söktürdüğü, kanı üre ve benzeri pisliklerinden temizlediği, sinir krizleri ve beyin yorgunluğunu geçirdiğini, böbrekteki kum ve taşı döktüğünü bilinmektedir.
Semizotunun, şeker hastalarının susuzluğunu azalttığını, şişmanlara kilo verdirdiğini belirtilirken, semizotu, yeşil salata olarak yenirse faydasının fazla olduğunu bilmekteyiz.



Patates
Mutfağın baş köşesinde yer alan patatesin besleyici maddelerinin çoğunluğunun, kabuğunun hemen altında veya yakınında olduğunu belirtilmek gerekir, bu sebeple patatesin, kül veya buharda pişirildikten sonra soyulması gerektiğini vurgulamakta fayda var.
Patatesin mutlaka salata veya soğanla yenilmesi gerektiğini ifade etmek gerekirse, patates, yağda kızarmış olarak yenmezse kilo aldırmadığını, şişmanlar ve şeker hastaları için iyi bir gıda olduğunu bildiriyor. Şeker hastalarının, ekmek yerine bol patates yiyebileceğini söylenmektedir, ancak potasyumun zayi olmaması için, patateslerin külde veya çift tabanlı tencerede pişirilmesi gerektiğini bilmeniz de de fayda var..
Patatesin yaklaşık %20 si karbonhidrat ve kalori değeri oldukça düşük. Bol B vitaminleri, C vitamini, protein, kalsiyum, demir ve fazla miktarda potasyum içeriyor. Orta boy bir patates, günlük C vitamini miktarının 1/3 ünü temin ediyor. Sindirimi kolaylaştırıyor. Bağırsakları, böbrekleri ve kanı temizliyor, kabızlığı önlüyor. Kansere karşı koruyor ve yorgunluğa karşı birebir.



Domates
Bol ve çeşitli vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile tıbbi değeri çok yüksek bir sebze olan domatesin, vücuda kükürt, fosfor ve organik sodyum verdiğini , bir domatesteki C vitamininin, tavsiye edilen günlük miktarın %50 sinden fazla olduğunu bilmekteyiz.
Domatesin damarları yumuşattığını, kanı durulttuğunu, üre miktarını düşürdüğünü, vücudu gençleştirdiğini, kalp, karaciğer, böbrek bozuklukları ve şeker hastaları için çok faydalı olduğunu biliyoruz.
Domatesin, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü, vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarını eriterek idrarla dışarı attığını, vücutta biriken suyu boşalttığını bilmeliyiz. Kansere tutulmamak için domatesin iyi bir sebze olduğunu bilip sürekli tüketmemiz sağlığımız için çok faydalı olacaktır..
Domatesin C ve E vitaminleri içerdiğini, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğunu , yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu ve vücudun su tutmasını engellediğini bilmeliyiz. Domatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) yanında tüketildiğinde kolay sindirilmesini sağladığını da bilmeliyiz, kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirdiğini ve pekliği giderdiği de önemli bir bilgidir.



Soğan
Soğanda bol miktarda A, B ve özellikle C vitamini, bol fosfor, iyot, silis, kükürt gibi vücuda çok faydalı maddeler, antibiyotik vazifesi gören esanslar ve hazım arttırıcı fermentler bulunduğu, kalp ve prostat bozukluğu, pankreas tembelliği (şeker hastaları), sinir zafiyeti, romatizma, cilt hastalıkları, cinsel iktidarsızlık, mide zayıflığı gibi hastalıklarda çok fayda verdiğini, bol idrar söktürdüğünü ve vücutta birikmiş su ve üreyi dışarı attığını bilmeliyiz. Soğanın, vücuttaki fazla tuzu da dışarı attığını, pankreası çalıştırarak insülin ifrazatını arttırdığını ve kanda şeker seviyesini düşürdüğünü bilmekte fayda var.
Soğanın, karaciğeri ve bağırsakları dezenfekte edip zehirlerini temizlediğini ve gıdaların orada vücudu zehirlemesini önlediğini, bağırsak kurtlarını döktüğünü bilmeli ve uygulamalıyız.
Ağızda soğan kokusunu gidermek için yemekten sonra biraz ekmek kabuğu veya maydanoz çiğnenmesinin yeterli olduğunu da bilmek günlük hayatımızda kolaylık sağlayacaktır. Soğanın patateslerden ayrı, kuru, soğuk bir yere kaldırılması gerektiğini, çünkü soğan ve patatesin birbirini etkilediğini ve soğanın, patateslerden salınan nemle yumuşadığını hatırlatmakta fayda var.



Sarımsak
Sarımsağın tansiyon düşürdüğü, kan pıhtılaşmasını azalttığı, kötü LDL kolesterolünü düşürdüğü, bazı mide kanserlerini önlediği, bağışıklık sistemini güçlendirdiğinin ispatlandığını söylenmektedir, sarımsaktaki "allicin" denilen bir maddenin, sadece kendi özgü kokusunu vermekte kalmadığını, ayrıca bakteri gelişimini önlediğini, vücuttaki mantarı ve maya oluşumunu tahrip ettiği belirtilmektedir.
Sarımsakta 2 kuvvetli antibiyotik, çok tesirli esanslar, bol iyot ve kükürt bulunduğunu ve insan sağlığında çok değerli vazife gördüğünü belirterek, "Damar sertliğini giderir, kanı durultur, kalbi kuvvetlendirir, bronşları dezenfekte eder, cilt hastalıklarını giderir ve kansere karşı korur".
Sarımsaklı yoğurdun, zehirlenmelere karşı insanı koruduğunu ve sarımsağın en ince damarları dahi temizleyerek oralara kan gitmesini sağladığını bildiriyor. Sarımsağın, bütün salgı bezlerini çalıştırmak ve vücudu zehirlerinden temizlemek suretiyle, genç ve dinç olmayı, uzun yaşamayı sağladığı belirtiliyor.



Havuç
Havucun, kan yapıcı, kuvvetlendirici, ishal kesici, peklik giderici, mide ve bağırsağın yakın dostu, safra akıtıcı, karaciğeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebze olduğunu söyleniyor. Kansızlık halinde, sabah-öğle-akşam taze çıkarılmış 1 çay bardağı havuç suyu içilmesi, suyu çıkarılamazsa ince rendelenmesi ve iyice çiğnenerek yenilmesi öneriliyor.
Mide ve bağırsak kanamalarında da havuç suyunun çok faydalı olduğunu bilinmektedir, havucun, özel şekeri, A vitamini ve bol vitaminleri ile karaciğeri kuvvetlendirdiğini, ona rahatsızlığında kendi kendini tamir imkanı verdiğini, vücuttaki üre asidi, ürat tuzları, benzeri yorgunluk maddelerini, diğer zehirleri idrarla dışarı attığını vurguluyor.
Havucun, bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdiğini ve gözlerin sıhhatli kalmasını sağladığını belirtilmektedir, kalp rahatsızlığı ve damar sertliği olanlara havucun çok fayda verdiğini, her gün yenen bir havucun da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indirdiğini bildiriyor.
Havuçtaki beta-karotenin de gözleri, yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruduğunu ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği, havuçların çiğ veya pişmiş olarak yenilirken asla soyulmaması gerektiği, sadece temiz yıkamanın kafi olduğu bildiriliyor.



Salatalık
Salatalığın kanı temizlediğini, karaciğeri ve böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğü, idrarla birlikte vücuttaki üre asidi ve ürat tuzlarını eritip dışarı attığı biliniyor. Salatalığın, içeriğindeki bol kükürdü ile kanı temizlediğini, ciltteki ter bezlerini çalıştırdığı, bol vitamin ve madeni madde verdiğini, böylece cildin taze ve pürüzsüz olmasına yardımcı olduğunu da unutmamak lazım.
Salatalığın kendisi veya suyunun, cildi bir tonik kadar temizlediğini bilmekle birlikte, et yemeklerinin verdiği susuzluğu kestiğini bilmekte fayda var. Salatalığın, sıcak bir havada iç ısısının dış ısıdan 20 derece daha düşük olduğu ve bu sebeple serinletici olarak yenildiği bildini.



Turp
Çeşitli esansları, bol C vitamini, iyot ve kükürdüyle turpun, karaciğeri mide çalıştırdığı, böbreklerdeki kum ve taşı döktüğü, bronşlara çok iyi tesir ettiği, dalak şişliğini giderdiği ve cildi güzelleştirdiği biliniyor. Turpun bağırsakları dezenfekte edip pekliği giderdiğini, akşam yenilen turp veya içilen bir bardak turp suyunun çok iyi uyku verdiği de biliniyor.



Maydanoz
Maydanoz, dünyadaki en besleyici yiyeceklerden birisi ve bir demir deposu durumunda. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum, kükürt ve A vitamini bulunuyor. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılıyor. Böbrekleri, karaciğeri ve idrar yollarını temizlemeye yardım ediyor. Kan şekerini normal seviyede tutuyor ve kansere karşı da koruyucu.



Marul
Bol miktarda çeşitli mineralleri içeren marulun, sinirleri teskin edip iyi uyku verdiğini ve erkeklerde cinsel arzuyu frenlediği, yemekten önce salata şeklinde yenen marulun, şeker hastalarının kandaki şeker seviyesini düşürdüğünü bildiriyor. Marulun bol idrar söktürdüğünü ve kanı pisliklerden temizlediği, karaciğer ve dalak şişliğini, sarılığı giderdiğini, kadınlarda adet dönemlerinin, zamanında ve ağrısız olmasını sağladığı bildiriliyor. Marul suyu, yüze sürülürse ergenlik sivilcelerini giderdiğini, oralara tazelik ve pembelik verdiğini kaydediyor.



Roka
Çeşitli esansları, P ve K vitaminleri, çok faydalı mineralleri içeren rokanın, karaciğerin dostu, mideyi kuvvetlendirici, kansızlığı gideren, cinsel gücü çok arttıran bir yeşillik olduğu ifade ediliyor. Yeşil salata şeklinde yenen rokanın, tadı ve asitleri ile mideyi çalıştırdığını, hazmı arttırdığını, iştahı açtığını, böbrekleri çalıştırdığını, idrar söktürdüğünü ve karında toplanan suyu boşalttığını bildiriyor.



Tere
Terenin, çiğ salatalara lezzet ve canlılık kattığını, ayrıca değerli bir sebze suyu olduğunu vurgulayan uzmanlar, çeşitli vitaminler ve özellikle C vitamini, bazı faydalı esanslar ve mineralleri ile çok tesirli ve faydalı olduğunu belirtiyor. Terenin, karaciğer, böbrek ve bronşları çalıştırdığını, gribi geçirdiğini, kanda şekeri düşürdüğünü, kansızlığı giderdiğini, acı tadı ve diğer maddeleriyle mideyi çalıştırıp hazmı arttırdığını, iştahsızlık çekenlere çok fayda verdiğini, bol demiri ile kanı tazelediğini, kansere karşı koruduğunu, bağırsaklardaki çeşitli solucanları döktüğünü kaydediyor.
Terenin sinirleri dinlendirdiğini ve cinsel isteği arttırdığını belirterek, çiğ olarak, az miktarlarda yenilmesi tavsiye ediliyor.

26 Kasım 2012 Pazartesi

Yemek Yapmaya Yeni Başlayanlar İçin Püf Noktalar




Yemek Yapmaya Yeni Başlayanlar İçin Püf Noktalar


Hamur açarken merdane yerine içi buz gibi su dolu bir şişeyi deneyin. Hamurunuzun daha kolay açıldığını göreceksiniz.

Fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün, yarısını tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün. Diğer yarısını ise tavuğun içerisine yerleştirin. Tavuğunuz nar gibi kızaracaktır.

Satın aldığınız havucun yapraklarını atmayın, salatalarınızda kullanın. Çünkü bu yapraklarda kemik erimesini önleyen kalsiyum bol miktarda bulunur.

C vitamini ısı ile çok çabuk kaybolur. Bunun için C vitamini içeren sebze ve meyveleri fazla bekletmeden taze olarak tüketin.

Hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile kesmenize gerek yok. Dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz.

Satın aldığınız kültür mantarlarını kese kağıdında ağzı kapalı olarak buzdolabının sebze bölümünde saklayabilirsiniz. En az 2-3 gün tazeliklerini kaybetmezler. Mantarları hiç bir zaman plastik torbada muhafaza etmeyin.

Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için, önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın. Daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.

Kesilmiş ve açık havada kalmış soğan zararlıdır. Kullanmadığınız soğan parçalarını saklamayın.

Kavanozdaki hardal kurumaya başladıysa içerisine birkaç damla limon suyu yada sirke ile toz şeker ilave edin iyice karıştırın.

Buz kalıplarınızı su ile doldurmadan önce bölmelere portakal, limon ve dilediğiniz meyve parçacıkları yerleştirirseniz dekoratif buzlar elde etmiş olursunuz. Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazırladığınızda onlardan bir miktarını buz kaplarına yerleştirin. Kokteyllerin içerisine bunları kullanın. Böylece sulanıp tatlarını kaybetmeyeceklerdir.

Uzun süre saklanan kuru soğanlar filizlenmeye başlar ve tazeliğini yitirerek çürür. Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.Katı yumurtayı parçalamadan kesmek için kullanacağınız bıçağı önceden sıcak suyun içerisine koyup ıslatın ve kesin.

Kızarttığınız tavuğun tekrar ısıttığınız da lezzetini kaybetmesini istemiyorsanız tavuk parçalarını bir süzgece koyun. Tencerenin içerisinde su kaynatın ve süzgeci üzerine oturtun. Buharda ısıtılan tavuk lezzetinde hiçbir şey kaybetmeyecektir.

Sarımsak kullanmayı çok seviyorsanız bir kafa sarımsağı soyup küçük bir kavanozda sirkeli su yada zeytin yağında buz dolabında muhafaza ederseniz işinizi kolaylaştıracaktır.

6 Kasım 2012 Salı

Mutfak Sırları - Pratik Bilgiler



  • Sebze soyacaklarını sebzeler haricinde sert peynirleri doğramak için de kullanabilirsiniz.
  • Peynirinizi dilimlerken dağılmasını istemiyorsanız, bıçağını ıslatıp doğrama işlemini gerçekleştirebilirsiniz.
  • Maydanoz ve dereotu gibi otları ayıklayıp yıkadıktan sonra kapalı kaplar içinde buzdolabında muhafaza ederseniz tazeliğini uzun süre koruyacaktır.
  • Patatesleri kabuklarıyla ve bütün olarak haşlarsanız daha lezzetli olacaktır.
  • Fırın yemeklerini fırın poşetinde piş-irseniz daha hızlı ve lezzetli piştiğini göreceksiniz.
  • Kıvırcık ve marulların köklerini kestikten sonra sirkeli suda bekletin, bu sayede kum ve çamurdan daha çabuk temizlenir.
  • Yemeklerde kullanacağınız yoğurt ekşimiş ise süzdükten sonra içine bir miktar süt ekleyin.
  • Derin dondurucuda saklayacağınız yiyecekleri porsiyonlara bölmek daha sonrasında kullanırken işinizi çok kolaylaştırır.
  • Dondurucuda saklayacağınız yiyecekler önce streç filme daha sonra folyoya sarılmalıdır.
  • Enginar seçerken yapraklarının parlak yeşil, kabuğunun ise yumuşak olmasına dikkat edin.
  • Zeytinyağlı yemek yaparken arpacık soğan kullanırsanız hem daha şık hem de daha lezzetli olur.
  • Zeytinyağlı yemek hazırlarken mutlaka bir miktar şeker katın.
  • Soyduğunuz enginarların kararmaması için bol limonlu suda bekletin.
  • Enginarın sert kalmaması için kısık ateşte ve kapağını açmadan pişirmeye özen gösterin.
  • Hamur işi tatlılara bir miktar tuz katarsanız daha lezzetli olacaktır.
  • Çaydanlığın içinde biriken kireç tortusunu temizlemek için, suya bol miktarda sirke katarak kaynatın.
  • Kabuklarını soyduğunuz meyvelerin kararmalarını önlemek için limonla ovabilirsiniz.
  • Kuru baklagilleri saklarken böcek oluşmasını önlemek için kavanoz ya da kutunun içine iki, üç diş sarımsak koyun.
  • Patateslerin filizlenmesini önlemek için patatesleri 1-2 yeşil elma ile saklayın.
  • Bayatlayan bisküvileri fırında birkaç dakika ısıtırsanız, yeniden tazelik kazandıklarını görürsünüz.
  • Kuş üzümlerini ayıklamak için, bir avuç unla hafifçe ovun ve delikli bir süzgece atın, un ile beraber çöpler de düşer.
  • Naneyi doğrayarak kullanacaksanız üzerine biraz şeker serpin böylece nanenin kokusunu arttırmış olursunuz.
  • Balık seçerken gözleri parlak, solungaçları ise pembe ya da kırmızı renkte olmalıdır. Eğer değil ise bayattır.
  • Havucun rengini kaybetmemesi için kaynayan suyun içinden aldıktan sonra hemen soğuk suyun altına tutup birkaç dakika bu şekilde bekletin.
  • Ispanak pişirirken çok az miktarda su koyun. Ağır ateşte kendi bıraktığı suyla pişerse daha leziz olur.
  • Yeşil sebzeleri yıkadıktan sonra havlu kağıda sarıp buzdolabına koyun. Bu sayede ömürlerinin uzadıklarını göreceksiniz.
  • Kaşar peynirinin küflenmemesi için; önce kağıt havluya sarın, sonra buzdolabı poşetine koyun.
  • Sarımsakları topluca soyduktan sonra sirkeli suya koyup dolapta saklayabilirsiniz.
  • Her yemek için sarımsak soymak istemiyorsanız üzerini geçecek kadar zeytinyağı koyup, ağzını iyice kapatıp uzun süre saklayabilirsiniz.
  • Sarımsakları sakladığınız zeytin yağını salata ve yemeklerde kullanabilirsiniz.
  • Makarna haşladıktan sonra makarna suyunu çorba yaparak değerlendirebilirsiniz. Bu sayede çorbalarınızı daha vitaminli ve lezzetli olacaktır.
  • Yumuşayan domateslerin izi rendeleyerek porsiyonlara ayırın ve dondurarak, yemek ve soslarda kullanabilirsiniz.
  • Kıymanıza soğan ile kavurarak dondurucuda saklayabilirsiniz. Bu sayede yemek yaparken daha az vakit harcarsınız.
  • Sigara ve paçanga böreğiniz sardıktan sonra çiğden dondurabilir, çözülmesini beklemeden kızartabilirsiniz. Bu sayede ani misafirlere karşı hazırlıklı olursunuz.
  • Sufle hamuru 5-6 saat boyunca buzdolabında bekletilebilir. Önceden hazırlarsanız misafirleriniz geldiğinde vakit kaybetmemiş olursunuz.
  • Yaprak ve lahana sarmalarını pişirmeden 2-3 ay kadar buzdolabı poşeti içinde dondurucuda saklayabilirsiniz.
  • Mumların ömrünü uzatmak için kullanmadan iki saat önce buzdolabının derin dondurucusuna koyarak bekletin.
  • Ayva tatlısı yaparken içine çekirdeklerinden atarsanız rengi daha kırmızı olur.
  • Kek içine koyduğunuz kuru üzümlerin çökmesini istemiyorsanız, hamura katmadan önce biraz unlayın.
  • Ekmek tahtanız nemlendiği için koku yapmışsa yarım limon ile ovarak kötü kokudan kurtulabilirsiniz.
  • Kızartacağınız malzemeleri eşit büyüklükte doğramaya özen gösterin, bu sayede eşit oranda kızaracaklardır.
  • Balığın çıtır çıtır kızarması için, önce biraz sütün içine batırın. Sonra unlayın tavaya atın.
  • Evde yapılan marmelatları içine birkaç tane çekirdeksiz kuru üzüm atılırsa, daha canlı bir renk kazanır.
  • Pişireceğiniz pilavın tane tane ve beyaz olması için tencereye incecik bir dilim limon koyun.
  • Reçel yaparken kaynarken karıştırmak gerekirse, muhakkak tahta kaşıkla karıştırılmalıdır.
  • Evde salça yapıyorsunuz ama çok sulu oldu. İçine bir miktar rendelenmiş ekmek ilave ederek bir dakika kadar daha pişirin. İstenen kıvama geldiğini göreceksiniz.
  • Etin yumuşak olması için pişirmeden önce zeytin yağında bir süre bekletin.
  • Yumurta haşlarken çatlamaması için yumurtayı bir kepçe yada kaşık içinde su dolu bir kabın içine koyun.
  •  Pasta yaparken kullanacağınız meyveleri, uzun süre dayanmaları için toz şekere bulamayı unutmayın.
  • Köfte yoğurmadan önce ellerinizi ıslatırsanız, ellerinizin temizlenmesi daha kolay olur.

Yiyecekleri Doğru Saklamanın Yolları


Yiyecekleri doğru saklamanın püf noktaları...


Lezzetli ve sağlıklı yemek yapmanın ilk kuralı gıdaların taze olmasıdır...

Buzdolabında bulunan yiyecekleri ne şekilde saklamanız gerektiğine dair birçok ipucunu bu sayfalarda bulabilirsiniz.

Hangimiz buzdolabının yanına çöp torbasını koyup da bir bir atmamıştır çürüyenleri, “Vah yazık oldu!” diye iç çekerek. Verilen paraya mı acımalı, kollarımız uzayarak taşıdığımız torbalara mı? Aylar önce derin dondurucuya konulanı pişirip de yemeli mi, üzeri küf tutmuş peyniri atmalı mı gibi sorular hep aklımıza takılır. İşte size yiyeceklerin daha uzun süre taze kalmasını sağlayacak yöntemler ve ne kadar sürede tüketilmeleri gerektiği ile ilgili ipuçları. Buradaki önerilere dikkat ederseniz yiyecekleri daha az ziyan ettiğinizi göreceksiniz.

* Sütü mutlaka buzdolabının iç raflarında saklayın. Dolap kapağında saklanan şeyler, kapağı her açtığınızda sıcak havayla temas eder ve daha çabuk bozulur. Son kullanma tarihi ne olursa olsun süt kutusunu açtıktan sonra en fazla 3 gün içinde tüketmelisiniz.

*Dondurma derin dondurucuda 2-4 ay süreyle taze kalabilir.

* Yoğurt satın alındıktan sonra en fazla 7 gün içinde tüketilmelidir.

* Tere yağını hava almayacak şekilde sıkıca streç filme sardıktan sonra buzdolabında 1 ay, derin dondurucuda 6 ay boyunca bozulmadan saklayabilirsiniz.

PEYNİRLER 

* İzmir tulumu, mi haliç  eski kaşar peyniri ve hellim gibi sert peynirler hava almayacak şekilde sıkıca sarılıp buzdolabında 3-4 hafta tazeliğini kaybetmeden durabilir.

* Peynir küflenmiş ise, 1-2 cm kalınlığında küflü bölgeyi kesip iyice temizledikten sonra yemekte bir sakınca yok.

* Taze kaşar peyniri, dil peyniri gibi peynirler paket açıldıktan 3-4 hafta, krem peynirler 2 hafta boyunca buzdolabında tazeliğini korur.

BALIKLAR VE DİĞER DENİZ ÜRÜNLERİ 

* Deniz ürünlerini alışverişi bitirmeden hemen önce satın almalısınız. En fazla 2 gün içinde de tüketmelisiniz.

* Taze deniz ürünleri hava geçirmez, kapaklı, sıkıca kapatılmış bir kap içinde buzdolabında en fazla iki gün saklanabilir.

*  Aldığınız dondurulmuş deniz ürünlerini eve gelir gelmez orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun. Kullanacağınız zaman buzdolabında, soğuk su altında ya da mikrodalga fırında çözdürebilir siniz.

* Son kullanma tarihi geçen dondurulmuş ürünleri kesinlikle yemeyin. Aksi durumda bu yiyecekler zehirli olacaktır.

SEBZELER VE MEYVELER 

* Meyveleri önceden değil, yiyeceğiniz zaman yıkayın. Çünkü nem çürümeyi hızlandırır.

* Meyve ve sebzeleri bir arada tutmayın. Çünkü bazı meyveler etilen gazı üretir ve bu da yanındaki sebzelerin daha çabuk bozulmasına neden olur.

* Sebze ve meyveleri delikli kapların içinde buzdolabında saklayabilirsiniz.

* Birçok meyve ve sebzenin buzdolabında saklanması gerekir. Ancak bazılarının oda ısısında kalması daha iyidir. Domates, patates, sarımsak, soğan buzdolabına konmaması gereken sebzelerdendir. Bu sebze ve meyveler hava geçiren delikli kaplarda, direkt güneş ışığı almayan bir yerde durmalı. ¦ Aldığınız muzları 2-3 gün içinde tüketmeyecekseniz, buzdolabında saklayın. Kabukları kararırsa içi daha uzun süre sert kalacaktır.

* Mantarları kağıt torbada buzdolabına koyun. Hava geçirmez bir kap içinde tutmak nemlenmesine ve pörsümesine neden olur.

* Enginar, kuşkonmaz, kereviz gibi sebzelerin içeriğinde bulunan suyun azalıp tazeliğini kaybetmemesi için buzdolabında saklanmasında fayda var.

ETLER 

* Alışveriş yaparken en son etleri satın alın. Et sularının diğer yiyeceklere bulaşmaması için mutlaka ayrı bir poşete koyun.

* Etleri buzdolabının en soğuk kısmında 2 ile 4 derece arasında saklayın. Çiğ etleri bir tabağa koyduktan sonra plastik bir poşetin içine koyun ki suları akıp diğer yiyeceklere bulaşmasın. Eğer eti aldıktan sonra 1-2 gün içinde tüketmeyecekseniz et paketini bir kez de alüminyum folyo ya (et alüminyum folyo ile temas etmemeli) sarıp derin dondurucuya koyun ve üzerine paketlediğimiz tarihi yazın.

* Et paketlerinin üzerine yazan saklama talimatlarına uyun. Eğer dolaba ne zaman koyduğunuzu hatırlamıyorsanız eti çöpe atın!

* Kırmızı çiğ et buzdolabında en fazla 3-4 gün dayanır. Sosis ve salam paketi açıldıktan sonra 5 gün, füme etler 1 hafta dayanır.

* Kırmızı et derin dondurucuda 6-12 ay, sosis ve salam 1-2 ay saklanabilir. Füme etleri dondurmak pek iyi bir fikir değildir.

* Aldığınız kıymanın tamamını tüketmeyecekseniz  kavurup küçük kaplara bölerek derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Hatta soğanla kavurursanız yemek yapacağınız zaman size epey vakit kazandıracaktır.

* Eğer dondurmayacak sanız, tavuğu kullanma tarihinden önce tüketmelisiniz.

* Pişmiş hindi veya tavuk eti 3-4 gün içinde tüketilmeli ya da dondurulmalıdır. Tavuk ve hindi eti derin dondurucuda 9-12 ay kadar saklanabilir.

ELEKTRİKLER KESİLİRSE 

* Elektrik kesildiğinde buzdolabındaki yiyeceklerin ısınmasını, derin dondurucudakilerin de çözülmesini geciktirmek için dolap kapaklarını kapalı tutmalısınız. Buzdolabı kapağı açılmadan yiyecekleri 4 saat soğuk tutabilir. Derin dondurucu içi tamamen dolu iken 48 saat, yarı doluyken 24 saate kadar içindekileri donuk tutabilir. Derin dondurucudaki buzlar çözülmüşse içerideki yiyecekleri bir an önce tüketin.

YUMURTA 

Yumurta satın alırken son kullanma tarihine dikkat edin. Orijinal paketinin içinde buzdolabının orta veya alt rafında saklayın. Alt raflarda sıcaklık üst raflara göre daha az değişir. Yumurtalar buzdolabında 3 hafta kadar dayanır. Katı pişmiş yumurta kabuğu soyulmadan 1 hafta, yumurta akı 4 gün, yumurta sarısı ise sıkıca kapalı bir kapta 2 gün süreyle buzdolabında saklanabilir.

Mutfak Sırları


Daha çok limon suyu için

Limondan bol su elde etmek istiyorsanız, limonları kullanmadan önce 1 dakika sıcak fırında bekletin. Böylelikle limonların daha sulu olduğunu göreceksiniz.


Yaz içecekleri hazırlığı

Sıcak yaz günlerine serinlik katan yaz içecekleri için kullanacağınız buzları farklı sunumlarla hazırlayabilirsiniz. Buz kaplarımıza dolduracağınız suların içine bir nane yaprağı, küçük bir dilim limon, fesleğen yaprağı, kiraz ya da vişne ilave ederek dondurun. Buzlarınızı hem dekoratif hem de değişik lezzetlerle yaz içeceklerine farklılık katacak.


Bezelye dondurma usulü

Yaz mevsiminde taptaze dalından tezgahlara gelen bezelyeyi şoklama yöntemi ile dondurup, kışın da bu enfes sebzeyi tüketebilirsiniz. Yapmanız gereken; bezelyeleri ayıklayıp bol suyla yıkadıktan sonra kaynar suda 1 dakika haşlayın. Buzlu suya alıp süzün. Buzdolabı poşetlerine paylaştırıp ağızlarını sıkıca kapatın. Derin dondurucuya yerleştirin.


Ekmekler bayatlayınca....

Bayat ekmekleri küp küp kesip kızartın. Soğuyunca kavanoza alıp kapağını sıkıca kapatın. Daha sonra çorbalarınızı da kullanmak üzere buzdolabında saklayın. Bayat ekmekleri mutfak robotundan geçirerek galeta unu elde edebilir ya da üzerine hafif su serperek alüminyum folya ya sarıp fırında 10 dakika ısıtabilirsiniz.


Sarımsak kokusunu gidermek için...

Elinizde kalan soğan ve sarımsak kokularını gidermek için, paslanmaz çelik bıçak veya kaşığı parmaklarınızla temas ettirerek ellerinizi bir süre suyun altında tutun.

Havuç ve sağlık

A, B ve B2 vitaminleri bakımından çok zengin olan ve özellikle gözler için çok faydalı olduğu bilinen havucun besin değerinin daha da artması için, 15 gün buzdolabında bekletmeniz yeterli olacaktır.

Sandviç ekmeklerinizi bayatlamadan saklamak için...

Sandviç ekmeklerinizi bayatlamadan saklamak için tuzlu su ile hafifçe nemlendirilmiş beze sarıp bir iki gün saklayabilirsiniz. Ekmeklerinizin hemen küflen memesini istiyorsanız, ekmek kutusunun içine küçük bir kapta tuz koymanız yeterli olacaktır.


Balı muhafaza etmek için...

Baldaki en önemli değişiklik glikozun kristalleşmesi, balın akışkanlığını kaybederek şekerlenme sidir  Balın şekerlenme si onun doğal olduğunu gösteren önemli bir delildir. Balın eski haline gelmesi için, balı yaklaşık 3 saat kavanozu ile 50 derece sıcak suda bekletmek yeterli olacaktır. Çok sıcak ve 0 derece altındaki soğukluk balın değerinin kaybolmasına neden olur. Havadaki nemi, çevredeki kokuları emme özelliğine sahip balı, kapağı sıkıca kapalı kaplarda muhafaza edin.


Çaydanlıkta oluşan kireci nasıl temizlerim?

İç kısmı kireç bağlayan çaydanlığa soyulmuş patates ve su aktarıp uzun süre kaynatın. Kirecin kolayca çıktığını göreceksiniz. Aynı işlemi patates yerine sirke ile de yapabilirsiniz.


Lezzetli bir pilav için hangi tür yağ kullanmak gerekir?

Soğuk yenilecek, sebze içeren pilavlar için en doğrusu zeytinyağı kullanmaktır. Sıcak pilavlar için ise tereyağı ideal olanıdır. Ayrıca tereyağı ile pişirdiğiniz pilava, ocaktan aldıktan sonra 1 yemek kaşığı kadar sıvı yağ eklerseniz pirinç taneleri daha parlak görünecektir.

Muhallebi üzerindeki kaymak oluşumunu nasıl engellerim?

Muhallebi pişirilip kaselere doldurulduktan bir süre sonra üzerinde kaymak gibi bir tabaka oluşur. Bunu engellemek için muhallebiyi kaplara paylaştırdıktan sonra henüz soğumadan üzerine sitreç film sararak kapatın ve bu şekilde soğumaya bırakın.

Pastaların üzerine dizilen meyvelerin kararmaması için ne yapmalıyım?

Jölesiz pastaların üzerinde kullanılan özellikle muz, elma, armut gibi meyveler çok kısa sürede kararmaya başlarlar. Doğradığınız meyveleri pastanın üzerine dizmeden önce limonlu suya batırırsanız kararmalarını önlemiş olursunuz.

Izgara yapmanın püf noktaları nedir?

Öncelikle ızgarada pişirilecek etler yağ ve sinirlerinden arındırılmış olmalı. Ayrıca lezzetli ve yumuşacık etler için, pişirilmeden birkaç saat önce sadece yağ ile ya da çeşitli soslarla marine edilmeliler. Izgara yapılacak yiyeceklerin ızgaraya yapışmaması için iyice ısınmasını beklemelisiniz.

Kurumuş kaşar peynirini nasıl değerlendirebilirim?

Kurumuş ya da parçalanmış kaşar peynirlerini küçük karelere bölerek bir kavanoza doldurun. Üzerini geçecek kadar zeytinyağı ilave edin. Bu şekilde yumuşayacak olan peynirlerinizi özellikle yemeklerde kullanabilirsiniz.


Kabarmış çıtır çıtır bir börek için ne yapabilirim?

Hazır yufka ile yapılan böreklerin kabarık ve lezzetli olması için böreği hazırlayıp sonra fırına vermeden birkaç saat önce buzdolabına alarak dinlendir-melisiniz  Buzdolabından çıkartıp, üzerine soda dökerseniz lezzetli ve kabarmış bir börek elde edebilirsiniz.


Domatesleri görünümleri bozulmadan saklamak için ne yapabilirim?

Domatesleri buzdolabına yerleştirmeden önce saplarını çıkartın ve sap yerleri alta gelecek ve birbirine değmeyecek şekilde yerleştirin. Eğer tazeliğini yitirmiş domatesler-iniz varsa, tuzlu suyun içinde yarım saat bekletin. Domatesler böylece eski görünümlerine kavuşacaktır.


Patateslerin daha az yağ çekmesi için ne yapmalıyım?

Kızartacağınız patateslerin kabuklarını soyup dilediğiniz şekilde doğradıktan sonra içi süt dolu bir kaseye alın ve bir süre bekletin. Sütün içinden çıkardığınız patatesleri kuruladıktan sonra kızartın. Daha az yağ çektiğini göreceksiniz.


Yumurtanın taze olduğu nasıl anlaşılır?

Taze yumurtada hava boşluğu olmadığı için ses gelmez. Sallandığında ses geliyorsa bozulmaya başlamış demektir. Ayrıca diğer bir yöntem, yumurtayı tuzlu suya batırmaktır. Taze yumurta suyun dibine çökerken, bayatlayan yumurta suya atıldığında suyun ortasında kalıp daha sonra dibe doğru iner.


Kremayı çırparken daha çabuk katılaşmasını nasıl sağlarım?

Kremanın kısa sürede katılaşması için krema, çırpıcı uçlar ve çırpılacak kasenin derin dondurucuda bir süre soğutulması gerekir. Böylece krema kısa sürede çırpılarak katıl-aşacaktır.


Dana kavurma

Etleri ısıtılmış tencereye alıp kısık ateşte ve tencerenin kapağı kapalı olarak suyunu salıp tekrar çekinceye kadar pişirin...


Fırında pişen ve hemen servis edilmeyen tavuk eti bekledikçe sertleşiyor. Bunu önlemek için ne yapmalıyım?

Fırında pişirilen tavuk etleri hemen yenilmeyecekse, fırından çıkartıp üzerine tereyağı ve limon suyu sürün. Alüminyum folyo ile üzerini kapatarak bekletin. Böylece bekleyen tavuk eti servis edilinceye kadar sertleşmeden yumuşak kalacaktır.


Kabuklu cevizi kırarken içi de parçalanıyor. Bütün halinde çıkarmak için ne yapmalıyım?

Cevizin kabuğunu kolay açabilmek için cevizleri geniş bir kaseye alıp üzerini geçecek kadar tuzlu su ekleyin ve 1 gece bu şekilde bekletin. Ertesi gün cevizler kolayca açılacak içleri de dağılmadan çıkacaktır.

Şekerle nen reçeli eski haline döndürmek mümkün mü?

Şekerle nen reçel kavanozunun ağzını sıkıca kapatarak derin bir tencerenin ortasına yerleştirin. Kapağını geçmeyecek kadar sıcak su ilave edin. Orta ateşte reçelin şekeri tamamen eriyinceye kadar kaynatın. Suyun içinden çıkartıp oda sıcaklığına gelince tekrar kuru ve serin bir yerde saklamaya devam edebilirsiniz.


Türk kahvesini taze tutmanın yolu var mı?

Türk kahvesini bir kavanoza aktarıp, kavanozun içerisine 2 adet kesme şeker atın ve kapağını sıkıca kapatın. Bu şekilde kahvenizin ömrü uzun olacaktır.


Poğaça yaparken gevreklik elde etmek için ne yapmalıyım?

Hamuru hazırlarken içerisine sirke ya da limon suyu eklemelisiniz. Bu yöntem unu çürüttüğünden hamur piştiğinde gevrek bir kıvam alır.


Diri taneli pilav yapmanın sırrı nedir?

Pilavınızın diri ve tane tane olmasını istiyorsanız pirinci pişirmeye başlamadan en az 20 dakika önce tuzlu, sıcak suda bekletmeli ve suyunu süzüp yıkadıktan sonra 4 dakika kızgın tereyağı ya da ayçiçeği yağında kavur malısınız.


Fazla miktarda alınan unun bir süre sonra böceklenme si sorunu ortaya çıkıyor. Bunu önlemenin bir yolu var mı?

Unu saklamanın en iyi yolu cam bir kavanozda muhafaza etmektir. Böceklenme sini önlemek için ise un kavanozunun içerisine bir defne yaprağı yerleştirmeniz gerekir. Böylece uzun süre unu böceklenmeden saklayabilirsiniz.


Lahana, karnabahar, brokoli gibi sebzeleri pişirirken yayılan kokuyu önlemenin bir yolu var mı?

Bu sebzeleri pişirirken tencere kapağına bir dilim ekmek yerleştirin. Bu yöntemle son derece besleyici bu sebzeleri kokusundan rahatsız olmadan pişirebilirsiniz.


Tavuğun fırında güzel kızarması için ne yapmalı?

Fırında bütün tavuğun üzerini kızartmak istediğinizde bir limonu ortadan ikiye kesin. Yarısını tavuğun derisinin üzerine iyice sürün. Diğer yarısını ise tavuğun içine yerleştirdikten sonra fırında pişmeye bırakırsanız tavuk nar gibi kızaracaktır.


Salatanın diri görünmesi için ne yapmalıyım?

Yeşil salata yaparken malzemeleri iyice yıkadıktan sonra yapraklarının diri olması için buzlu su dolu bir kabın içerisinde bir süre bekletin. Vitaminlerinin kaçmaması için yeşilliklere bıçak değdirmeden elinizle kopartarak hazırlayın. Yaptığınız salatanın yumuşamaması için sosunu servisten hemen önce ekleyin.


Kızartma yağını kaç kere kullanabilirim?

İyi bir sonuç için kullanılan sıvı yağın miktarı kızartılacak yemeğin 4 katı kadar olmalıdır. Kızartma sırasında yağ sıçramasını önlemek için ısınmadan önce yağın içerisine bir tutam tuz atın. Kızartma işlemi bittikten sonra yağın tekrar kullanılabilirliğini anlamak için bir dilim ekmeği kızgın yağa atın. Eğer ekmeğin üzerine siyah lekeler oluşmuyorsa aynı yağı sonraki kızartmanızı da da kullanabilirsiniz.


Balık kokusunu nasıl giderebilirim?

Balık kızarttıktan sonra mutfağa sinen kokudan kurtulmak için 1 çay bardağı su ve 2 yemek kaşığı sirkeyi cezvede kaynatın. Tabak, çatal ve bıçaktan kokuyu çıkarmak için bulaşık suyuna bolca kahve telvesi ekleyin ve telve ile ovarak yıkayın. Elinize sinen balık kokusundan ise ellerinizi limonla ovalayarak kurtulabilirsiniz.

Peyniri nasıl daha kolay rendeleye bilirim?

Peyniri kesmeden önce bıçağı soğuk su ile yıkarsanız peyniri daha rahat dilimleyebilirseniz  Peyniri rendelerken dağılmasını önlemek için 15 dakika derin dondurucuda beklettikten sonra rendeleyin. Üzeri kuruyan peyniri yumuşatmak için, kullanmadan önce bir süre sütün içinde bekletin.


Nar tanelerini ayırmak için kolay bir formül var mı?

Narı enlemesine ortadan kesin ve taneli tarafı avucunuzun iç tarafına gelecek şekilde tutun. Elinizin altına geniş bir kase yerleştirip tahta kaşıkla narın kabuğuna hafifçe vurun. Tanelerin kolayca döküldüğünü göreceksiniz.


Her zaman sarımsak soymak istemiyorum. Soyulmuş sarımsakları nasıl muhafaza edebilirim?

Sarımsakların kabuklarını soyup bir kavanoza doldurun. Üzerini geçecek kadar zeytinyağı ilave edin ve serin bir yerde bekletin. Yemeklerinizi yaparken hazır sarımsakları kullanabileceğiniz gibi aromalı zeytinyağı ile yemeklerinize ve salatalarınıza ayrı bir lezzet de katabilirsiniz.


Hemen pişirmek istemediğim mantarları saklamak için ne yapmam gerekir?

Satın aldığınız kültür mantarlarını naylon poşette saklamayın. Kese kağıdının içerisine yerleştirin ve ağzını sıkıca kapatın. Böylelikle mantarlarını 3 gün boyunca tazeliğini koruyacaktır.


Yumurta pişirirken çatlamasını nasıl önleyebilirim?

Yumurta pişirirken çatlamasını önlemek için, buzdolabından çıkardığınız yumurtanın bir süre oda sıcaklığına gelmesini bekleyin. Rafadan kıvamda olması için yumurtaları kaynayan suya atıp 3 dakika, kayısı kıvamında olması için 6 dakika bekleyin. Katı kıvamda olması için ise 10-12 dakika pişirin. Katı yumurtayı parçalamadan kesmek için bıçağı sıcak suyun içine batırıp çıkardıktan sonra kesin.


Yemekleri pişirirken tuzunu ve şekerini hemen ilave etmeyin.

Şeker ve tuz yemeklerin geç pişmesine neden olur.


Yeşillikleri bozulmadan saklamak için...

Taze nane, dereotu, fesleğen gibi yeşillikleri bozulmadan saklamak için ince ince kıyıp porsiyon halinde folyo ya sararak derin dondurucuda saklayabilirsiniz.


Bezelyeleri ayıkladıktan sonra hemen pişirmeniz de fayda var.

Ayıkladığınız bezelyeler kuruyup sertleşebilir. Hemen pişiremeyeceğinizi bezelyeleri bir gün soğuk suda bekletirseniz, yeniden dirildiklerini göreceksiniz.


Portakalı mevsiminde tüketin.

Orta sertlikte olanları tercih etmek en doğrusu. Çok sert portakalın tadı ekşi, çok yumuşak olan ise kumlu ve susuz oluyor.